TR EN

Durmuş Ali YILMAZ / 2020-03-03

İlişki dengesini neler bozuyor?
Burada yine madde ve manadan yola çıkmak istiyorum. Maalesef ki evliliklerde artık menfaatler vardır. Kişiler evlendiklerinde kendisini sahipleniyor ve bu benim diyor. Bu benim derken de bireyler birbirini çok sıkıyor.
- Haberi

İlişki dengesini neler bozuyor?

 
 

Bu nedenle de kişiler kaçmaya fırsat arıyor. Ya da kişiler hep benim dediğimi yapsın istiyor, beni mutlu etsin istiyor ama karşı tarafı mutlu etmek için hiçbir eylem göstermiyor.

O nedenle ilişkiler böylece çatışmaya giriyor. Aşk, Sevgi dediğimiz değer belli bir süre sonra  menfaat ilişkisine dönüşüyor. Sonrasında bir çok farklı problemler baş gösteriyor.

İlk olarak Aldatma, İkincisi sevginin bitmesi-aşkın bitmesi; yeni tabirle elektrik alamama durumu, Üçüncüsü ise maddi sıkıntılar.

Ama en önemlisi maalesef ki aldatmak.

Eskiden kişiler birbirini görmezlerdi anne ve babaları görür fotoğrafını gösterirlerdi. Bu aslında gerçek aşktı ya da sevgiydi ya da saygıydı.

Şimdikiler ise birbirlerini görüyorlar belli yerlerine belli durumlara bakarak sözde aşık oldukları kişilerle bir an önce evlenmek istiyorlar sonrasında da pişman oluyorlar.

Şöyle bir denklem kurabiliriz eski dönem evlilikleri ve yeni nesil aşk evlilikleri arasında: En çok yıkılan evlilikler, yeni neslin aşk evlilikleri.

Çünkü neden? Kişiler beklentilerinin değil, heveslerinin peşinde koşuyorlar. Yani aşk evlilikleri artık heves evliliği oldu.

Çocuk sahibi olmak aile dinamiğini nasıl etkiliyor?

Bu konuyu seminerlerimde mutlaka anlatırım. Çünkü çocuklarımız bizim gelecek nesillerimizdir. Çocuklarımızı geliştirmek için öncelikle kendimizi geliştirmemiz gerekmektedir.

Çünkü neden, çocuk yapmak; bir bina yapmak gibi bir gelecek inşa etmektir. Neslin ileriki boyutunu yetiştiriyoruz, ülkemize insan yetiştiriyoruz.

Bizler ne yazık ki çocuklarımıza bildiklerimizin yarısını öğretebiliyoruz. Şimdi ben yeni nesil gençliğimize baktığımda boş zamanında ders çalışan boş zamanında kendini geliştirmek için kitaplar okuyan bir nesil görüyorum.

Çünkü dolu zamanları eğlence merkezleri. Kendini gerçekten geliştiren insanlar da tanıyorum elbette, onları tenzih ediyorum.

Mesela çıkarım dolaşırım, Viranşehir-pozcu sahilinde; gece kulüplerine giderim ve gözlemlediğim kadarıyla bu eğlence merkezlerinde genelde üniversite gençliği var; son sınıf bir lisans öğrencisine soruyorum

Örneğin; bitirme tezin hazır mı diye hayır diyor; peki bundan sonra ne yapmayı düşünüyorsun diyorum, hele bir okul bitsin diyor.

Bu çocuklar eğitim olarak sıfır maalesef; sosyoloji psikoloji okuyan öğrencilere

Örneğin; soruyorum şu kitabı okudun mu diye; hayır cevabını alıyorum. Mesleki olarak da bir programa bir eğitime katılmadıklarını görüyorum.

Bu çocuklar Örneğin, evlendiklerinde kendi çocuklarına ne verebilecek? O yüzden çocuk yapmaktan önce çocuğa ne vereceğini bilmek, çocuğa ne katacağını düşünmek ve belli bir seviyeye gelene kadar çocuk yapmalarını önermiyorum.

Yani amaç çocuk yapmak değil, gelecek yetiştirmek. Şimdiki evlilikler çocuklarımıza zarar veriyor, öyle diyebilirim. Yeni bir sektör oluşuyor artık

Ülkemizde ”Oyun evi.” bir Bu oyun evi şöyle bir hizmet sunuyor: Çocuğuna bakamayan aileler çocuğunu oraya bırakıyor, akşama kadar çocuklara onlar bakıyorlar, akşam da aileleri alıyor çocuklarını. Bir kreş değil burası.

Saatlik dahi çocuk bırakılabiliyor. Gözlemlediğimde çocukların hepsinin oyun evindeki sorumlu kişilere anne baba; kendi anne babalarına ise isimleriyle hitap ettiğini gördüm ve bu çocukların hepsi üç yaşında. Yorumu sizlere bırakıyorum.

Çiftler hangi sebeplerden dolayı boşanmak istiyor?

Son yıllarda yaptığımız terapiler de boşanma süreleri ve boşanma sayıları onda iki, onda üçken, şimdi onda dokuzlara çıkan bir boşanma verisi ile karşı karşıyayız. Boşanmalar çok arttı, boşanmak artık çok basit insanlar için.

Eskiden boşanmak ağır bir vaka iken şimdi boşanmamak garip karşılanıyor. Geçen sene bir okulda yaptığım çalışmada 22 çocuktan yirmisinin anne babası ayrıydı.

Anne babası birlikte olan diğer çocukların ise garipsendiğini gözlemledim. Yani artık bu seviyeye geldik biz.

Sebepler ise, başta maalesef ki medya kuruluşları geliyor.

Neden diye düşünürsek; Yapılan dizilerde, programlar da bu sürece güç katacak değerde. En önemli çatışmalar; Cinsel dürtüler, Aldatma, Eşten beklentilerin doyurulmamasından dolayı kişilerin başkalarına gitmesi, fikir-menfaat çatışmaları, kıskançlık, ekonomik sıkıntılar olarak özetlenebilir.

Çiftlerin ailelerinin aile kurumunu günümüzde çok etkilemediğini düşünüyorum ek olarak. Çünkü artık anlaşamıyorsan boşan diyen bir aile var.

Çocuğunuzun gözünün kör olmasını ister misiniz? Elbette ki hayır diyeceksiniz.

Ama biliyormusunuz; ”Anne çocukların sağ, Baba ise sol gözüdür.”

 

 

 

                                                                                    Durmuş Ali YILMAZ

                                                                        Psikoterapist& Alie Danışmanı


whatsapp