TR EN

Durmuş Ali YILMAZ / 2020-01-22

Din ve eğitim…
Büyük önderimiz Mustafa Kemal Atatürk…
Laiklik kavramını kurarak
Aslında; Din ve devlet işlerini ayırmış
Eğitimide bir devlet görevi olarak atfetmiş Böylece;
Eğitimi dinden ayırmayı hedeflemiştir…

Eğitim; insanların teknoloji ve tasarım odaklı ve kendini geliştirmesine imkan sağlayan bir sistemken…
Din; manevi duygu ve düşüncelerin en yoğun yaşanması için yapılan ibadet ve inançlarıdır…
Fakat ülkemizde bu ayrım net bir şekilde ayrıştırılamamış üstelik iç içe girmiş durumdadır…

Örneğin üniversitelerimiz…

Yıllarca türban sorunu nedeniyle
Eğitimden daha çok, siyasi bir simge olarak faaliyet göstermiş ve bu nedenle bir çok öğrencinin sırf türbanlı diye eğitim hayatı engellenmiştir…

Ayrıca Aydın diye düşünülen insanlarda ya bu konuya seyirci kalmış yada taraf olmuşlar ve eğitim hakları elinden alınan bu insanlara destek vermemişlerdir…

Hepimiz Avrupa ülkelerinin bizden ileride olduğunu iddia ediyoruz…

Peki soruyorum size…

Avrupada böyle bir ayrım varmı?

Malesef ki…
Ülkemizin gelişmemesini istemeyen taraflarca
Sözde Aydın dediğimiz insanlarla bir olarak
Ülkemizin gelişmesine engel olmak için ellerinden geleni yapmışlardır…

Amacım siyaset değil…
Çünkü bu zihniyet, siyasi değil…
Tek hedefi…
Ülkemizin geleceğini körelterek
Gelişmesini engellemektir…

Ünlü düşünür Karl Marx’ın bir sözü geldi aklıma…

“Din; morfin gibidir…
İnsanlara ver ve dilediğini yaptır…”

Yani açıkçası din duygusal bir düşünce iken
Eğitim mantık gerektirir…

Geçmişte olan olayları gözden geçirelim

Din hocaları; bu gavur icadı, bu kullanmayın, üretmeyin, çocuklarınızı üniversitelere göndermeyin kötü bir şey olur, kızlarınızı okutmayın diyerek bizleri uyuttular…

Bu nedenle bizler teknolojiden uzak kaldık
Kızlarımız okumadı…
Unuttuğumuz en önemli şey ise
Gelecek nesilleri kadınlar yetiştirirdi…

Buna karşılık; Aydın insanlar bu düşünceleri uzaklaştırmak adı altında
İnsanlara zulümler ettiler, insanları kışkırtarak
Birbirlerine düşman ettiler…

Böylece Daha dinciler cemaatleşirken;

Buna karşılık karşı taraf boş durumu?
Hemen örgütler, dernekler kurdular…

Ergen dönem çocukların
Tam aile modeline ihtiyacı varken;
Aileleri tarafından…
Yurtlara, cemaatllara verilirken,
Karşı tarafta kendi düşüncesinde olan yerlere çocuklarını yönlendirdiler…

Sonuç mu?

Aile kurumunun kutsallığı yerine;
Kaldığı yurt, cemaat ve dershaneler, örgüt evleri, derneklerin kutsal olmasını sağladılar…

Aileden daha önemli hale gelen bu yerler,
Gelecek nesillerimizi emanet edeceğimiz gençlerimizi; istedikleri gibi kullandılar ve bu gençlerimiz!
Ülkemizin geleceğini düşünmek yerine;
Bağlı olduğu grubun isteklerini, menfaatlerini gözeterek yaşamayı tercih etmişlerdir…

Bu yüzden ülkemizde;

15 TEMMUZ lar, 12 Eylül’ler
Darbeler bitmemiştir…

Yani biz asıl görevimiz olan ülkemizi
En üst seviye çıkarıp…
Manevi duygularımızı yaşamak duruken,
Bir birimizi bitirmek için savaştık…

En yakın örneği;
Resmi nikahı, müftülerde kıysın teklifi…
Dini kesim evet derken, Aydın kesim hayır dedi…

Ve biz bunu tartışırken, ülkemiz bir adım daha geriye gitti…

Kıysa Ne olacak, kıymasa ne olacak
Avrupada; nikahı papaz kıymıyormu…?

Yani kazanan taraf onlar oldu.

Şimdi tekrar toparlanıp;
Hep birlikte ayağa kalkalım…

Diyelim ki…
Siz hepiniz,
Biz Türkiye tek…

Unutma ey genç…
Ataların verdi bu duyguyu
Sev vatanını, yurdunu…
Kim kesmek ister ise yolunu
Hiç acıma, vur boynunu…

Sağdan soldan fitne sokanı
Seni hep zorda koyanı…
Düşünme menfaatini
Hiç acıma, vur boynunu…

Vatan Yiğitsiz olurmu evlat
Menfaat gözetenden Yiğit olurmu?
Seni, kardeşinle çarpıştıran dostun olurmu?
Fitne, fesat sokanın…
Hiç acıma, vur boynunu…

Durmuş Ali YILMAZ
Psikoterapist& Aile Danışmanı 


whatsapp